Küçük bir apartman dairesinde yaşarken evi kedinizle paylaşmanın en büyük zorluğu, o sınırlı metrekareyi her iki taraf için de yaşanabilir kılmaktır. Salonda yürürken yerdeki oyuncak farelere takılmamaya çalışır, yemek masasının bir köşesini mecburen kedi yatağına ayırır ve en kötüsü, salonun tam ortasına o devasa, peluş kaplı ve evinizin dekorasyonunu tamamen bozan kedi tırmalama ağacını yerleştirmek zorunda kalırsınız. Bütün bu fedakarlıklara rağmen, kedinizi sık sık o pahalı kedi ağacında değil de, mutfak dolaplarının en tepesinde veya buzdolabının üzerinde uyurken bulursunuz.
Kedi sahiplerinin ev düzeninde yaşadığı bu tıkanıklığın temel sebebi, alanı bizim gibi “yatay” düşünmeleridir. Biz insanlar için evin büyüklüğü yerdeki metrekareyle ölçülür; ancak kediler dünyayı “dikey” yani metreküp olarak algılarlar. Daracık bir stüdyo daire bile, duvarları doğru kullanıldığında bir kedi için devasa bir şatoya dönüşebilir.
Eğer evinizde adım atacak yer kalmadıysa, o hantal peluş kedi ağaçlarından kurtulup hem kedinizin avcı içgüdülerini tatmin edecek hem de evinizin modern dekorasyonuna kusursuzca uyum sağlayacak dikey yaşam alanlarını nasıl kurabileceğinizi birlikte planlayalım.
İçindekiler
Yerde Değil, Yüksekte Yaşamak: Kedilerin Evrimsel Şifresi
Kedinizin sürekli dolap tepelerine, kapı üstlerine veya yüksek kitaplıklara tırmanması bir yaramazlık değil, binlerce yıllık evrimsel bir güvenlik ihtiyacıdır. Doğada ataları, hem potansiyel avlarını (kuşları, fareleri) yukarıdan daha geniş bir açıyla görebilmek hem de kendilerinden büyük yırtıcılardan korunmak için ağaç dallarında yaşar ve uyurlardı.
Bu içgüdü evdeki kedinizde de birebir devam eder. Kediniz yüksek bir rafa çıktığında evdeki tüm trafiği (sizi, misafirleri, evdeki diğer evcil hayvanları veya çocukları) güvenli bir mesafeden izler. Yüksekte olmak ona “kontrol bende ve buraya kimse ulaşamaz” hissi verir. Özellikle evde birden fazla kediniz varsa, dikey alanlar hayat kurtarıcıdır. Zemin seviyesinde dar bir alanda karşılaşan iki kedi gerginlik yaşayabilir ancak duvarlarda farklı yüksekliklerdeki raflar sayesinde evinizin kullanılabilir alanı aniden üç katına çıkar. Her kedi kendine ait güvenli bir “kat” belirleyerek bölgesel kavgaları sıfıra indirir.
Hantal Kedi Ağaçlarına Estetik Bir Veda: Kedi Duvarları
Petshoplarda satılan o tavanı halı veya peluş kaplı geleneksel kedi ağaçları kediler için işlevsel olsa da, iç mimari açısından genellikle birer kabustur. Aşırı yer kaplarlar, peluş yüzeyleri inanılmaz derecede tüy ve toz toplar, temizlenmeleri eziyettir ve en önemlisi odanın tüm görsel dengesini bozarlar.
Bunun yerine duvarlarınıza monte edeceğiniz Kedi Duvarı (Cat Wall) sistemleri [1], ev dekorasyonunuzu bozmadan kedinize bir parkur sunmanın en modern yoludur. Ahşap raflar, duvar köprüleri, duvara monte şeffaf akrilik yataklar ve sisal sarmallı tırmanma basamaklarıyla duvarınızda bir sanat eseri gibi duran rotalar yaratabilirsiniz. Televizyon ünitenizin üstündeki boş duvarı, kanepenizin arkasındaki o atıl alanı veya koridordaki o uzun boşluğu, ahşap tonlarınıza uygun raflarla estetik bir kedi otoyoluna dönüştürmek sandığınızdan çok daha kolaydır.
Kusursuz Bir Kedi Duvarı Tasarlamanın Altın Kuralları
İnternetten beğendiğiniz birkaç ahşap rafı alıp duvara rastgele çakmak maalesef işe yaramayacaktır. Kedinizin o duvarı kullanması için rotanın kedi anatomisine uygun ve güvenli olması gerekir. Kurulum yaparken şu hayat kurtaran detayları atlamamalısınız:
1. Zemin Yüksekliği ve Erişim: Kedi duvarının ilk basamağını yerleştirirken evdeki diğer canlıları hesaba katmalısınız. Eğer evde bir köpeğiniz veya meraklı küçük bir çocuğunuz varsa, sistemin ilk basamağı yerden en az 100-120 cm yüksekte başlamalıdır. Kediniz bu yüksekliğe bir koltuğun veya sehpanın üzerinden rahatça zıplayabilir; böylece duvar, diğer canlıların asla ulaşamayacağı %100 güvenli bir sığınağa dönüşür.
2. Kayganlık Riski: En büyük hata, rafları ham veya cilalı ahşap olarak bırakmaktır. Ahşap raflar kedilerin patileri için adeta bir buz pisti gibidir. Kedi raftan rafa zıplarken tutunamaz ve kayarsa bir daha o duvara çıkmaz. Bu nedenle ahşap rafların üzerine mutlaka yapışkanlı keçe, ince bir halı parçası veya tırmalaması için sisal bir hasır kaplamalısınız.
3. Duvar Bağlantılarının Gücü: Beş kiloluk bir kedi, bir raftan diğerine zıpladığında ivmeyle birlikte o rafa binen ağırlık on beş kiloya kadar çıkabilir. Rafları sıradan vidalar yerine sağlam L braketlerle ve tuğla/beton duvarlara uygun çelik dübellerle sabitlemek, sistemin kedinizle birlikte aşağı çökmesini engeller.
4. İki Çıkış Kuralı: Evde birden fazla kediniz varsa, kedi duvarı tek bir yöne giden ve en tepede “kör noktayla” biten bir rota olmamalıdır. Eğer üst raftaki kediyi, alttan tırmanan dominant bir kedi köşeye sıkıştırırsa ve yukarıdaki kedinin kaçacak başka bir yolu (ikinci bir merdiveni veya inecek bir dolap üstü) yoksa, o raf sistemi bir korku tüneline dönüşür. Rotanın her zaman bir çıkış ve farklı bir iniş yolu olmalıdır.
Pencere Önü Seyir Köşeleri ve Vantuzlu Cam Hamakları
Küçük evlerde dikey alan yaratmanın bir diğer muazzam yolu pencereleri kullanmaktır. Pencereler kediler için dışarıyı, uçan kuşları ve sokağı izleyebilecekleri, zihinsel olarak yorulup tatmin olacakları devasa birer televizyon ekranıdır.
Cam önünde geniş bir mermeriniz yoksa, son yılların en pratik çözümlerinden olan Vantuzlu Cam Hamakları harika bir kurtarıcıdır. Ancak bu ürünleri alan birçok kedi sahibi, vantuzların bir süre sonra atmasından ve kedinin yere düşmesinden şikayet eder. Vantuzlu hamakların güvenliğini sağlamak aslında küçük bir hazırlık hilesine bakar:
Vantuzları cama yapıştırmadan önce, camın o bölgesini mutlaka alkol veya kolonya ile silerek görünmez yağ ve toz tabakasından arındırmalısınız. Ardından vantuzları sıcak suyun içinde birkaç dakika bekletip yumuşatın. Sıcak ve esnek vantuzu temiz cama yapıştırdığınızda, içerideki havayı tamamen vakumlar ve sekiz-on kiloluk kedileri bile yıllarca milim oynamadan taşır. Kış aylarında camlar çok soğuduğunda vantuzların sertleşip düşme ihtimaline karşı ayda bir kez bu sıcak su işlemini tekrarlamak, kedinizin kedi televizyonunu (pencereyi) güvenle izlemesini sağlar.
Küçük bir evde yaşamak, kedinizin doğasından kopması gerektiği anlamına gelmez. Zemin seviyesindeki karmaşadan kurtulup, evinizin boş duvarlarını ve pencerelerini onların estetik oyun alanlarına dönüştürdüğünüzde; hem salonunuz o hantal kedi ağaçlarından kurtulup nefes alacak hem de yükseklerden size gururla bakan çok daha mutlu ve özgüvenli bir dosta sahip olacaksınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Kediler neden yüksek yerlere çıkmayı sever?
Kedilerin yüksek yerlere çıkma isteği tamamen evrimsel bir güvenlik içgüdüsüdür. Doğadaki ataları avlarını daha iyi görebilmek ve büyük yırtıcılardan korunmak için ağaçlarda yaşardı. Ev ortamında da yüksekte olmak kedilere güvende hissettirir, evdeki tüm trafiği (çocuklar, köpekler) güvenli bir mesafeden kontrol etmelerini sağlar ve stresi azaltır.
Kedi ağacı (tırmalama kulesi) yerine evde ne kullanılabilir?
Hantal, çok yer kaplayan ve temizliği zor olan peluş kedi ağaçları yerine evin boş duvarları değerlendirilebilir. Duvara sağlam dübellerle monte edilen ahşap kedi rafları, asma köprüler, tırmanma basamakları ve şeffaf hamaklarla çok daha estetik ve yer kaplamayan “kedi duvarı” (cat wall) sistemleri kurulabilir.
Duvara monte kedi rafları güvenli mi?
Rafların güvenli olması kurulum şekline bağlıdır. Kediler zıpladığında ivmeyle ağırlıkları üçe katlanır; bu yüzden raflar duvara mutlaka çelik dübeller ve sağlam L braketlerle monte edilmelidir. Ayrıca kedinin raftan kayıp düşmemesi için ahşap yüzeylerin üzerine kaydırmaz keçe veya sisal kumaş yapıştırılması şarttır.
Vantuzlu cama yapışan kedi yatağı (hamak) düşer mi?
Doğru takıldığında düşmez. Vantuzlu hamakların zamanla düşmesinin nedeni genellikle kirli cama veya soğuk/sertleşmiş vantuzla uygulanmasıdır. Camı alkolle silip yağdan arındırdıktan ve vantuzları sıcak suda 3-4 dakika bekletip yumuşattıktan sonra cama yapıştırırsanız, sistem tamamen vakumlanır ve ağır kedileri bile rahatlıkla taşır.
Çok kedili evlerde kedi duvarı nasıl tasarlanmalıdır?
Evde birden fazla kedi varsa, kedi duvarı tasarlanırken mutlaka “İki Çıkış Kuralı” uygulanmalıdır. Raflardan oluşan rota tek yönlü ve kör noktayla biten bir yol olmamalıdır. Yukarıdaki kedinin, aşağıdan gelen dominant bir kedi tarafından sıkıştırılmaması için rotanın her zaman ikinci bir kaçış/iniş merdiveni barındırması gerekir.